HAKKIMIZDA

Merhaba,

İzmir Çağdaş Hekim, hekimlik mesleğinin onurunu ve emeğini korumak için bir araya gelmiş, bağımsız ve çağdaş bir harekettir. Sıkça sorulan sorulara verdiğimiz bu yanıtlarla, hekimlerin neden yalnızlaştığını, meslek örgütünden neden uzaklaştığını sorgulayan ve bu sorunlara çözüm üretmek isteyen bir anlayışı temsil ediyoruz. Amacımız, “BU MEMLEKET, BU MESLEK, BU DAVET BİZİM” sloganıyla tüm meslektaşlarımızı bir araya getirmek ve “ŞİMDİ BİRLİKTE YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM” diyerek geleceğe umutla bakmaktır.

Hazırsanız, aklınızdaki tüm soruları yanıtlamaya başlayalım.

İzmir Çağdaş Hekim hangi ihtiyaçtan doğdu?

Ekonomik kriz ve beraberinde gelen umutsuzluklar, tüm toplumda olduğu gibi hekime de yalnızlığı, bireysel çözümlere odaklanmayı dayattı. Oysa hekimlerin en güçlü kalesi, İzmir Tabip Odası gibi köklü bir meslek örgütüdür. Son dönemde hekim sendikacılığına artan ilgi, aslında bu arayışın bir yansıması. Hekimler durumlarından şikâyetçi, ancak çözümü tabip odasında göremiyorlar.

Bu durumun ortaya çıkmasında, yıllardır tabip odası yönetiminde olan ve hekimleri kutuplaştıran eski anlayışın etkisi büyük. Bu anlayış, gruplara dâhil olmayı adeta siyasi bir zorunluluk haline getirdi ve hekimlerin birleşmesini engelledi. Oysa biz, hiçbir aidiyet gözetmeksizin tüm hekimleri bir araya getirecek, ayrışmayı değil hekim emeği mücadelesini merkeze alacak bir yapı hayal ettik.

İzmir Çağdaş Hekim: Birleştirici ve Güç Veren Bir Hareket

İzmir Çağdaş Hekim, işte bu ihtiyaca cevap olarak doğdu. 2022’de sadece bir buçuk aylık bir hazırlıkla girdiğimiz seçimlerde, hekimlerin üçte birinin oyunu almamız, bu çağrımızın ne kadar doğru ve zamanlı olduğunun bir kanıtıydı. 2024 seçimlerinde ise tüm engellemelere rağmen aday gösterdiğimiz arkadaşlarımızın üçü oda yönetiminde yer almış oldu. Tüm kurullarda da yer almış olduk. Şimdi hedefimiz toplam dokuz bini aşan üye ile birlikte bu konuları konuşabilmek.

Bizim en yakın hedefimiz, sadece %10’un katıldığı seçimlere daha fazla hekimin katılımını sağlamak. Toplam dokuz bini aşan üye sayımızla, tüm hekimlerimizi bu sürece dâhil etmeyi amaçlıyoruz. Seçim çalışmalarımızda gördük ki, birleştirici çağrımız meslektaşlarımızda büyük bir karşılık buldu. Hem genç hekimlerin enerjisi hem de deneyimli meslektaşlarımızın bir zamanlar hep birlikte verdikleri mücadelelere duydukları özlem, bize bu yolda doğru adımlar attığımızı gösteriyor.

Hekimlerin kendi meslek odalarını yeniden sahiplenmeleri için yeni bir soluk, yeni bir heyecan yaratıyoruz. Tabip odasını sadece aidat ödenen bir kurum değil, hekimlerin birlikte hareket ettiği, gücünü birliğinden alan bir yapı haline getirmek istiyoruz.

BU MEMLEKET, BU MESLEK, BU DAVET BİZİM. Bu çağrıya kulak veren her meslektaşımızla birlikte, hekimlik onurunu ve emeğini savunmaya devam edeceğiz.

Neden “İzmir Çağdaş Hekim” ismini seçtik?”

BU MEMLEKET, BU MESLEK, BU DAVET BİZİM. İşte tam da bu yüzden, hekimlik mesleğinin çağdaş, birleştirici ve onurlu geleneğini yaşatmak için “İzmir Çağdaş Hekim” dedik. Bu ismin, hepimize ait, umut veren ve kucaklayıcı bir meslek örgütünün kapısını aralayacağına inanıyoruz.

Siyasete bakışımız ve bağımsızlık ilkemiz nasıl?

İzmir Çağdaş Hekim olarak, siyaseti ve siyasetçileri değil, hekim emeğini ve halk sağlığını merkeze alan bir duruş sergiliyoruz. Biz, meslek örgütlerinin siyasetin gölgesinde kalmasını değil, kendi bağımsız duruşlarıyla hekim hakları ve toplum sağlığı için etkin politikalar üretmesini savunuyoruz.

Bu duruşumuz, partiler üstü bir yaklaşımdır. Bizim için siyaset, doğrudan hekimlik mesleğinin ve Cumhuriyet’in temel değerlerini savunmaktır. Bu bağlamda:

  • Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkmaktan,
  • Laiklikten asla taviz vermemekten,
  • Bilim karşıtı fikir ve uygulamalara karşı durmaktan,
  • Ve en önemlisi, hekim emeğini her şeyin üstünde tutmaktan ibarettir.

Bu ilkeler etrafında bir araya gelerek, İzmir’de bu değişimi başaracağımıza inanıyoruz. Çünkü bu ülkedeki tüm hekimlerin, mesleki bir umuda ve güçlü bir meslek örgütüne ihtiyacı var.

“BU MEMLEKET, BU MESLEK, BU DAVET BİZİM.” Bu davet, siyasi kimliğiniz ne olursa olsun, mesleğinizin onuru için birleşme davetidir.

TTB’nin güncel durumuna yaklaşımımız nasıl?

Türk Tabipleri Birliği (TTB), köklü bir geçmişe sahip ve hekimlerin meşru tek meslek örgütüdür. Ancak ne yazık ki, sıklıkla yaşanan tartışmalar, TTB’nin kendi iç dinamiklerine ve dışarıdan gelen siyasi baskılara karşı verdiği mücadelenin bir yansıması. Görüyoruz ki, TTB yönetimi zaman zaman hekimlerin asıl gündemi olan hak arama mücadelesinden uzaklaşarak, kendi siyasi ajandalarına odaklanmış bir görüntü sergiliyor. Bu durum, hak arama mücadelesini yürüten diğer yapıları rakip olarak görmelerine ve hekim tabanındaki örgütlülüğün zayıflamasına neden oluyor.

TTB, geçmişten getirdiği köklü miras, hekim haklarının savunulmasında, sağlık hakkının korunmasında ve meslek etiğinin gözetilmesinde değerli bir dayanak sunar.

Son dönemde, hekimlerin öncelikli sorunları —çalışma koşulları, ekonomik zorluklar, şiddet, sağlık hizmetlerine erişim — gündemden ne kadar uzak kalmışsa, TTB de eleştirilerin odağına yerleşmiştir. Yapılan anketlerde hekimlerin büyük çoğunluğu → artan şiddet görme, gelirlerinin geçim sınırlarını zorlaması, emeklerinin karşılığını alamama gibi sorunlardan bahsediyor.


Biz İzmir Çağdaş Hekim olarak bu durumu eleştirirken, TTB’nin geçmişteki güçlü kimliğini yitirmemesini; yeniden hekimlerin güvenini kazanmasını hedefliyoruz. Çünkü bugün, sağlık alanında ve toplumsal yaşamda çözülmeyi bekleyen sorunlar, tek başına bireysel çabalarla aşılabilecek türden değil; güçlü, birleştirici, gönüllü katılıma dayalı bir meslek örgütüyle mümkündür.

Ne Değişmeli, Ne Bekliyoruz

Hekimlerin beklentisiyle uyumlu olmak
Hekimlerin beklentisi; sadece mesleki sorunların değil, aynı zamanda toplum sağlığı, eşitlik, adalet, bilimsellik gibi evrensel değerlerin savunucusu olmaktır. TTB, bu değerleri vurgulayan, halkla kurduğu iletişimi güçlü tutan bir yapı olmalı.

Hekimlerin geçinmek, insanca çalışmak, şiddetten korunmak, mesleki ve etik değerleri korumak gibi temel beklentileri var. TTB yönetimi; politik baskılara ve dış gündemlere karşı duruşunu sürdürmeli ama yönünü hekimin günlük mücadelesine dönük tutmalı.

Yönetimde katılımcılık ve şeffaflık
Üyelerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi, hissedilen eleştirilerin ve önerilerin ciddiyetle ele alınması çok önemli. TTB örgütlenmesi; oda delegeleri, tabip odaları ve taban hekimleri arasında daha güçlü bir bağ kurmalı.

Dinamik ve yenilenebilir yönetim anlayışı
Mevcut iklimde, sabit kalmış tarz yerine, taze fikirler, genç hekimlerin enerjisi, farklı uzmanlık alanlarından katkılar, yenilenebilir kurumsal politikalar öne çıkmalı. Eleştiriyi içselleştiren, hatalardan ders çıkaran bir anlayış hakim olmalı.

Güncel problemleri görmezden gelmeme
Örneğin son anket sonucu: hekimlerin büyük kısmı → çalışma ortamlarının aşırı yoğunluğundan, gelirlerinin giderlerini karşılamada zorluk çekmekten, sağlıkta şiddet olaylarına maruz kalmaktan şikâyetçi. Ayrıca “yenidoğan çetesi” gibi etik ve sağlık hakkı ihlali içeren spesifik olaylarda daha hızlı, daha şeffaf ve güçlü tepkiler bekleniyor.

Bizim Çağrımız

  • Hekimlere: Sesiniz çıkmalı. TTB’ye sahip çıkmalı, seçimlerde, odaların işleyişinde, delegeliklerde aktif rol almalısınız.
  • TTB’ye: Hekimlerin güvenini yeniden kazanacak tarzda davranmalısınız: icraatlarla, şeffaflıkla, forumlarla.
  • Topluma: Hekimler yalnız bırakılmamalıdır; sağlık hakkı bir kamu meselesidir, kamuoyu desteği ve dayanışma önemlidir.

İzmir’den başlatarak bu çağrıyı yükseltiyoruz. TTB yeniden hekimlerin, toplumsal umudun simgesi olabilir. Hep birlikte yeni şeyler söylemek, birlikte yeni bir yön çizme vaktidir.

Sizden iki yıl sonra benzer ilkelere sahip olduğunu söyleyen başka bir grup, bir bölünmenin sonucunda ortaya çıktı. Neden birlikte değilsiniz?

Uzun bir süre Çağdaş Hekim’le görüşmeler yapıldığı ve olumlu sonuçlanmadığı gibi şaşırtıcı söylemler sık sık gündeme gelince bir açıklama yapma gereksinimi ortaya çıktı. Açıklamamızın içeriği şöyleydi: “Önemle belirtmek isteriz ki, şu ana kadar yukarıda belirttiğimiz çerçevede İzmir Çağdaş Hekim’le iletişime geçen ve reddedilen bir meslektaşımız veya grup olmamıştır. Bunun dışındaki söylemler, gerçek dışıdır. Bu söylem bir grubun örgütlenmeye yönelik tercihidir ve seçimler için propaganda aracı olarak kullanılmaktadır. Bu vesileyle İzmir Tabip Odası seçimlerine katılacak tüm grupları da şeffaf, samimi ve dürüst bir seçim süreci yürütmeye çağırıyoruz.”

Ardından, neredeyse adayların açıklanacağı zamanlarda, İzmir Hekim Dayanışması (İHD) grubu bir görüşme talep etti. Temsilciler düzeyinde görüşme gerçekleştirildi.

İzmir Hekim Dayanışması (İHD) grubu ile aday listelerinin açıklanmasına kısa bir süre kala, temsilciler düzeyinde bir görüşme gerçekleşmiştir. Bu görüşmede, İHD temsilcileri geçmişteki TTB yapılanmalarıyla ilişkileri ve seçim stratejileri hakkında bilgilendirme yapmıştır. Biz ise, son otuz yıldır İzmir Tabip Odası’nı yöneten grubun yalnızca isim değiştirerek geçmişin sorumluluklarından sıyrılamayacağını, bu noktada samimiyet ve tutarlılığın önem taşıdığını ifade ettik. “İçeride mücadele ettik” söyleminin, yıllarca desteklenen politikaların sonuçlarını üstlenmeden yeterli olmayacağını vurguladık.

Benzer ilkesel söylemler dile getirmelerine rağmen, aynı değerleri paylaştığımızı iddia eden bir grubun neden doğrudan birlikte hareket etmeyi tercih etmediğini kendi meslektaşlarımıza açıklamakta zorlanacağımızı da dile getirdik. Bizim için tutarlılık, siyasi bağımsızlık ve samimiyet, vazgeçilmez temel ilkelerimizdir.

Ayrıca, İHD temsilcilerinin hekimlerin ekonomik ve özlük hakları mücadelesini ikinci plana iten yaklaşımları, hekim emeği mücadelesinde yollarımızın farklı olduğunu netleştirmiştir. Oysa biz, hekimlerin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirmeyi, meslek onurunu savunmayı ve halk sağlığını korumayı bir bütün olarak görüyoruz.

Sonuç olarak, İzmir Çağdaş Hekim olarak önceliğimiz her zaman hekim emeğinin hak mücadelesidir. Bu sorumluluğu üstlenen, hekimlerin birliğini ve meslek onurunu yükseltmek için emek veren tüm meslektaşlarımıza başarılar diliyoruz. Biz, samimiyetle ve kararlılıkla aynı çizgide mücadele etmeye devam edeceğiz.

Evet, yenilenmeyi savunuyoruz — ve emekli hekimlerin yaşadığı adaletsizliklere dair somut yeni taleplerle, güncel durumu gözeterek söz söylüyoruz. Hekimlik yaşamının sadece aktif meslek döneminden ibaret olmadığını biliyoruz; emeklilik dönemi de çalışma hayatının doğal bir parçası ve burada da haklar korunmalı.

Güncel Durumdan Kısa Bir Gerçek

Emekli hekimler arasında; Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR’dan emekli olanlar arasında maaş farkları çok büyük. Bazıları bu farkın neredeyse 4 kata kadar çıktığını söylüyor.

Bir uzman hekimin kamuda çalışırken aldığı maaşla emekli aylığı arasında %50’yi geçen düşüşler gözlemleniyor; performans vb. ek ödemeler de aktif çalışma döneminde yüksek olunca emeklilikte bu gelirlerin büyük kısmı kayboluyor.

Birçok emekli hekim, maaşlarının açlık sınırının altında kaldığını, temel geçim maliyetlerini karşılamakta zorlandığını ifade ediyor.

Çağdaş Hekim’in Yeni ve Somut Talepleri

İzmir Çağdaş Hekim olarak, emekli hekimlerin yaşam onurunu korumak için aşağıdaki öneri ve hedefleri savunuyoruz:

Yapısal Kurumsallaşma
Emekli hekimlerle ilgili bütün bu hak ve önerileri sürdürülebilir kılmak için tabip odasında “Emekli Hekimler Komisyonu” benzeri güçlü, yeterli kaynak verilen bir yapı öneriyoruz. Ayrıca vakıf, seyahat kooperatifi ya da benzer dayanışma modelleriyle emekli hekimlerin toplumsal katılımının, sosyal desteğinin artırılması yönünde katalizör görevi üstlenmek istiyoruz.

Maaş Eşitliği
Tüm emekli hekimler arasında; emeklilik statüsüne (Emekli Sandığı / SSK / BAĞ-KUR) bakılmaksızın maaş farklarının ortadan kalkmasını; aynı eğitim ve sorumlulukta olup benzer bir hizmet geçmişine sahip hekimler arasında eşitlik sağlanmasını talep ediyoruz.

Ek Ödeme Uygulamasının Genişletilmesi
Şu anda yalnızca Emekli Sandığı’ndan emekli olan hekimlerin belirli şartlarla aldığı ek ödemeler gibi uygulamalar var. Bu uygulamaların, tüm emekli hekimleri kapsayacak şekilde genişletilmesini, ek ödemenin kesilmemesi gerektiğini savunuyoruz.

Çalışma Durumu ve Kesintiler Konusu
Emekli olup tekrar çalışan hekimlerin maaşlarından yapılan kesintilerin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. “Emekli olduğun için çalışamazsın” gibi yaklaşımlar hem haksız hem de verimsiz. Emekli hekimler çalışırken statülerine zarar gelmeden katkı sağlayabilmeli ve gelir kaybı yaşamamalıdır.

Pozitif Ayrımcılık ve Sosyal Destek
Kamu/özel hastanelerde, hizmet verilen kurumlarda, sosyal hizmetlerde emekli hekimlere özel öncelikler, indirimler ve kolaylıklar sağlanması için mekanizmaların oluşturulmasını destekliyoruz.

Toplumsal Yaşam ve Dayanışma Ortamlarının İyileştirilmesi
Emekli hekimler için buluşma günleri, sosyal dayanışma toplantıları, “yaşam ve sağlık sonrası” sosyal destek hizmetleri, psikolojik destek, kültür-sanat ve sosyal etkinliklerin artırılması gibi uygulamaları önceliklerimizden biri haline getiriyoruz.

Neden Bu Talepler Önemli?

  • Çünkü yenilenme sadece sözde değil, somut adımlarla olur. Emekli hekimler yıllarını mesleğe vermiş, halk sağlığına katkıda bulunmuş kişilerdir. Onların haklarını korumak; mesleğin bütünlüğüne ve onuruna katkıdır.
  • Bu talepler, hekim emeğinin toplumsal değerini yeniden görünür kılar. Ayrıca, genç hekimlere “bu meslek sadece aktif dönemle ölçülmez; emekliliğin de hakkı vardır” mesajı verir.
  • Güncel ekonomik kriz, enflasyon baskısı, yaşam maliyetlerindeki artış gibi etkenler emekli hekimleri – maaş farklarının yanında – yaşam standartlarını sürdürmede çok zorluyor. Taleplerimizin toplumda karşılığı var; destek alırsa gerçek değişim mümkün.

Aile hekimliği sistemindeki sorunlara nasıl yaklaşıyorsunuz ve hekimlere ne vadediyorsunuz?

Aile hekimliği, toplumun sağlıkla ilk temas noktasıdır. Ancak bugün aile hekimliği, her geçen gün büyüyen bir sorun yumağı haline gelmiştir. Hekimlerimiz artan hasta yükü ve bitmeyen idari işlemlerle boğuşuyor; izin hakkı, iş güvencesi ve emekliliğe yansıyan adil ücret gibi en temel haklardan mahrum bırakılıyor. Çağdaş Hekim olarak biz, aile hekimliğini güçlendirmeden toplum sağlığının güçlenemeyeceğini biliyoruz.

Temel Taleplerimiz ve Vaatlerimiz

  1. Performans Baskısına Son
    Aile hekimlerinin asli görevi olan koruyucu sağlık hizmeti, performans ceza–ödül sistemi ile zedelenmektedir. Biz, emeğin performansla değil, nitelikli hizmetle değerlendirildiği bir sistem için mücadele edeceğiz.
  2. Şiddete Karşı Etkin Koruma
    ASM çalışanları şiddetin ve mobbingin hedefi olmaya devam ediyor. Basın açıklaması ile geçiştirilen bir tavır değil, caydırıcı cezalar ve özel yetkili mahkemeler gibi somut düzenlemeler talep eden bir oda olacağız.
  3. Grev Hakkı ve Mücadele Özgürlüğü
    Anayasal hak olan grev hakkının maaş kesintileri ile fiilen engellenmesine karşı çıkıyoruz. Hekimlerin mücadele hakkını koruyacak, meşru hak arama yollarını güçlendireceğiz.
  4. Yetersiz Cari Ödeneklerin Artırılması
    ASM’lerde en temel ihtiyaçlar dahi karşılanamıyor. Malzeme ve ilaç eksikliği, hekimle hastayı karşı karşıya getiriyor. Biz, cari ödeneklerin güncel ekonomik koşullara göre artırılması için ısrarcı olacağız.
  5. Vergi Adaleti ve Emeklilik Hakkı
    Aile hekimlerinden diğer kamu görevlilerinden daha yüksek oranda vergi alınması kabul edilemez. Vergi oranları eşitlenmeli, ek göstergeler artırılmalı ve tüm ek ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.
  6. Esnek Mesai Dayatmasına Karşıyız
    Gereksiz esnek mesai uygulaması aile hekimlerini yıpratıyor, motivasyonu düşürüyor. Çalışma koşullarını zorlayan, eşitsizlik yaratan bu uygulamaların son bulması için mücadele edeceğiz.
  7. İzin ve Vekalet Sorunlarının Çözümü
    Tek birim ASM’lerde vekaletsiz izin hakkı tanınmalı, aile hekimlerinin iş–yaşam dengesi sağlanmalıdır. Hekimlerin izin hakkı, lütuf değil temel bir hak olmalıdır.
  8. Kamu Destekli AHBS
    Mevcut AHBS sistemleri pahalı, karmaşık ve güvenlik riskleri barındırıyor. Kamu desteği ile geliştirilecek yerli ve güvenli bir AHBS sistemi, hekimlerin gerçek ihtiyaçlarına göre tasarlanmalıdır.
  9. Koruyucu Sağlık Hizmetine Teşvik
    Aşılama, gebe ve bebek takibi, kronik hastalık izleminde aile hekimlerine teşvik ve destek sağlanmalı; bu hakedişler ceza veya kesinti tehdidiyle ortadan kaldırılmamalıdır.
  10. Aşı Redleri ile Mücadele
    Aşı retleri toplum sağlığını tehdit ediyor, aile hekimlerinin iş yükünü artırıyor. Tabip odamız, bilim karşıtı söylemlere karşı aktif mücadele edecek, aşı bilincini artıracak ve vatandaş sorumluluklarının altını çizecek.
  11. ASM Altyapısının İyileştirilmesi
    ASM’lerin fiziki koşulları, bakım–onarım sorunları kamu kaynaklarıyla çözülecek; hekimler kendi imkanlarıyla ayakta tutmaya zorlanmayacak.
  12. Özel ASM’lerde Ücret Standartları
    Özel ASM’lerin piyasa koşullarına bırakılmasına son verilmeli; ücretlendirme adil, öngörülebilir ve standart hale getirilmelidir.
  13. Entegre Hastaneler ile Uyum
    Entegre hastanelerin aile hekimliğiyle uyumlu çalışması sağlanmalı; hasta yönlendirmelerinde eşgüdüm ve işbirliği artırılmalıdır.

Çağdaş Hekim olarak biz, aile hekimlerinin yalnız bırakıldığı bir ortamı reddediyoruz. Haklarını savunan, şiddete karşı duran, grev hakkını güvence altına alan, vergi ve emeklilik adaletini sağlayan bir meslek örgütü vaat ediyoruz.

Aile hekimliği sisteminin yükünü hekimlerin sırtına yıkan değil; bu yükü paylaşan, sorunları çözmeye kararlı bir oda için hekimleri birlikte mücadeleye çağırıyoruz.

Tıp fakülteleri ve akademiyle ilgili nasıl bir vizyon ortaya koyuyorsunuz?

Bizim için tıp fakülteleri yalnızca birer eğitim kurumu değil; bilimin, emeğin ve geleceğin hekimlerinin yuvasıdır. Çağdaş Hekim olarak, akademinin yeniden ayağa kalkmasının halk sağlığı için de hayati önem taşıdığını biliyoruz. Çünkü kaliteli bir tıp ve uzmanlık eğitimi, nitelikli sağlık hizmetinin ön koşuludur.

Bugün tablo nettir: Plansız açılan tıp fakülteleri, altyapı ve öğretim üyesi eksiklikleri, üniversite hastanelerinin hizmet yükü altında ezilmesi, eğitim – araştırma – hizmet dengesinin bozulması akademiyi yıpratmıştır. 2024 yılında kontenjanlar 21 binin üzerine çıkarılmış, Türkiye’de 128 tıp fakültesi bulunmasına rağmen bunların 32’sinin kendi hastanesi ve yeterli akademik kadrosu yoktur. Bu tablo nitelik yerine niceliği önceleyen politikaların sonucudur ve hekimliği geleceksizleştirme riski taşımaktadır.

Biz, İzmir Çağdaş Hekim olarak diyoruz ki:

  1. Nitelikli Tıp ve Uzmanlık Eğitimi: Yeni fakülte açılmasına karşıyız. Altyapısı ve öğretim kadrosu yetersiz mevcut fakültelerde eğitim, eksikler giderilene kadar durdurulmalı; öğrenciler nitelikli eğitim ortamlarına kavuşturulmalıdır.
  2. Üniversite Hastanelerine Kamu Desteği: Üniversite hastanelerinin işletme mantığıyla değil, eğitim ve araştırmayı önceleyen kamu desteğiyle ayakta kalmasını savunuyoruz.
  3. Eğitim – Araştırma – Hizmet Dengesi: Üniversite hastanelerinin sadece hizmete yönlendirilmesine son verilmesini, öğrencilerin klinik eğitim hakkının korunmasını talep ediyoruz.
  4. Öğretim Üyelerinin Desteklenmesi: Akademik emeğin karşılığını aldığı, emekliliğe yansıyan ücretlendirme sistemi için mücadele edeceğiz. Performans ve döner sermaye baskısının kaldırılmasını savunuyoruz.
  5. Liyakata Dayalı Kadro Sistemi: Akademik yükseltme ve atamaların liyakate göre yapılması, norm kadro kısıtlarının kaldırılması için emek vereceğiz.
  6. Nitelikli Araştırma Altyapısı: Bilimsel araştırmanın nicelik değil nitelik odaklı yürütülmesi, ulusal kaynakların halk yararına kullanılmasını sağlayacak politikaları destekleyeceğiz.
  7. Genç Akademisyenlerin Önünü Açmak: Genç hekimlerin akademide kalabilmesi için güvenceli kadrolar ve çağdaş çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini biliyoruz; bu konuda tabip odasının güçlü bir destek mekanizması olmasını sağlayacağız.
  8. Akademik Özgürlük: Akademisyenlerin özgürce üretebildiği, ifade edebildiği, farklı düşünebildiği bir ortam için oda olarak yanında olacağız.
  9. Finansal Sürdürülebilirlik: Tıp fakültelerinin ve üniversite hastanelerinin mali sorunlarının kamusal kaynaklarla çözülmesini, sürdürülebilir bir destek sisteminin kurulmasını talep ediyoruz.
  10. Halk Sağlığı İçin Bilimsel Akademi: Akademinin yalnızca yayın sayısı değil, toplum sağlığına katkısı ile ölçülmesi gerektiğini savunuyoruz. Halkın doğru bilgiye ve kanıta dayalı sağlık hizmetine ulaşabilmesi için çalışacağız.

Bugün “daha fazla fakülte, daha çok kontenjan” diyerek hekimliği değersizleştiren anlayışa karşı; daha iyi eğitim, daha güçlü akademi, daha özgür bilim diyoruz. Akademiyi yeniden ayağa kaldırmak; hem hekimlerin emeği hem de halkın sağlığı için tarihsel bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Biz hekimlere, kendi meslek odalarını vadediyoruz. Gerçekten hepimize ait, İzmir hekimleri tarafından yönetilen, hekimlerin sözünün değer gördüğü bir oda.

Bugün hekimlerin en temel beklentisi şudur: Meslek örgütleri kişisel kariyer hesaplarının değil, hekim haklarının merkezinde olmalıdır. Biz, odayı sadece yönetim kurullarının dar toplantılarına sıkıştırılmış bir yapı olmaktan çıkarıp, her hekimin sözünün geçtiği, karar süreçlerine katıldığı bir ortak çatıyı kurmak için buradayız.

Oda ile üyeleri arasına örülmüş duvarı yıkmakta kararlıyız. Yönetim toplantılarını şeffaflaştıracak, tartışmaları tüm üyelerin katılımına açacak, hastanelerde ve alanlarda doğrudan hekimlerle buluşan bir yönetim anlayışını hayata geçireceğiz. Bu modeli aday belirleme sürecinde denedik: Üç kişi masa başında liste yapmadık; en az üç yüz hekimle konuşarak adayları birlikte belirledik. Bu katılım kültürünü yönetim anlayışının temeline yerleştireceğiz.

Bizimle aynı ilkeleri paylaşan ama farklı listelerde yer alan meslektaşlarımızı da dışlamayacağız. Aksine, onları yönetimin doğal parçası olmaya davet edecek, farklılıklarımızı zenginlik kabul edeceğiz. İzmir Tabip Odası’nı, sadece aidat ödenen ya da hukuki danışmanlık alınan bir yer olmaktan çıkarıp, hekimlerle birlikte nefes alan, üreten, devinen bir yapı haline getireceğiz.

Bugün iktidarın gücü ortada; özel hastane patronları dernekleşerek güçlerini artırıyor. Hekimlerin de yapay ayrımları bırakıp meslek odaları çatısı altında yeniden birleşmekten başka seçeneği yok. Biz, var gücümüzle bu birliği tesis etmek için çalışacağız.

On Somut Vaat

1. Katılımcı Aday Belirleme
Tüm kurullar için aday belirleme süreci, hastane ve alan bazında, Çağdaş Hekim değerlerini kabul eden tüm hekimlere açık olacak.

2. Açık Yönetim Kurulu
Yönetim Kurulu toplantıları tüm hekimlerin takibine açık olacak; mümkün olduğunda hastanelerde yapılacak, hekimlerle yüz yüze temas öncelikli olacak.

3. Gerçek Hekim Meclisi
Hekim Meclisi yalnızca temsilcilerden oluşan sembolik bir yapı olmaktan çıkarılacak; her hastane ve alanda doğrudan katılımla örgütlenecek.

4. Geri Çağrılabilir Yönetim
Yönetim seçimle yetinmeyecek; tabanın geri çağırma hakkı olacak. Yönetim, tabandan çıkan meclisin içinden belirlenecek.

5. Şeffaf Bütçe
Oda bütçesi her ay tüm üyelere açık ve anlaşılır biçimde paylaşılacak; üyeler bütçe kalemleri üzerinde söz sahibi olacak.

6. Değerlerimize Uygun Dayanışma
Cumhuriyet ve laiklik düşmanı, cemaat/tarikat bağlantılı, sermaye yanlısı yapılara karşı dururken; hekim emeğini, halk sağlığını ve bilimi savunan her türlü dayanışmaya kapımız açık olacak.

7. Sağlıkta Şiddete Karşı Etkin Mücadele
Artan sağlıkta şiddet vakalarına karşı hem hukuki hem kurumsal düzeyde aktif mücadele yürüteceğiz. Odamız, şiddete uğrayan her hekimin yanında olacak, gerekli hukuki desteği ve kamuoyu desteğini hızla örgütleyecek.

8. Emekli Hekimler İçin Somut Adımlar
Emekli hekimler arasındaki maaş farklarının kaldırılması, kesintilerin son bulması ve sosyal dayanışma mekanizmalarının (buluşma günleri, kooperatifler, sosyal destek yapıları) kurulması için oda olarak öncülük edeceğiz.

9. Genç Hekimler ve Göç Sorunu
Genç hekimlerin yurtdışına göç etmek zorunda kalmaması için insanca çalışma koşullarını, adil ücretleri ve mesleki gelişim fırsatlarını oda gündeminin ilk sırasına koyacağız. Onların sesini meclislerde güçlendireceğiz.

10. Toplumsal Sorumluluk ve Halk Sağlığı
İzmir Tabip Odası’nı sadece hekimlerin değil, toplumun da güvendiği bir kurum haline getireceğiz. Çevre sağlığı, iklim krizi, afetlere hazırlık ve halk sağlığı alanında öncü çalışmalar yapacak, hekim emeğini toplum yararı ile buluşturacağız.

Bizim Farkımız

Medyada yalnızca fotoğraf veren değil; çözüm üreten, mücadele eden, hekim emeğini savunan bir tabip odası vaat ediyoruz. İzmir’den başlayarak, meslek odalarının yeniden hekimlerin güvenle başvurduğu, umutla bağlandığı kurumlar olmasını sağlayacağız.