Aile Hekimlerine Yönelik Performans Dayatmalarına Karşı Bir Durum Değerlendirmesi

Hekimler ve sağlık çalışanları olarak bizler, halkın sağlığı için özveriyle görev yaparken, performans dayatmalarıyla oluşturulan sözleşme yenileme sisteminin getirdiği adaletsizlik ve zorlukları açıkça ifade etmek zorundayız.

1. Performans Dayatmalarının Getirdiği Tehditler

Aile Hekimliği sistemi, Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin bir parçası olarak uygulamaya konulmuştur. Projenin uzantısı olan performans baskısı giderek artarak mesleki memnuniyeti azaltmakta ve sistemi yalnızca niceliksel hedeflere odaklayarak hizmetin niteliğini düşürme riski taşımaktadır.

  • 70 Puan Hedefi: Yeni sistemde aile hekimlerine ve çalışanlarına “70 puan” hedefi dayatılmaktadır. Bu sistem, sağlık çalışanlarını performans puanları üzerinden değerlendirmekte ve 70 puan altında kalanlarla “sözleşme imzalanmamasını” öngörmektedir. Bu durum:
    • Sağlık çalışanlarının iş güvencesini tehdit etmektedir.
    • Performans puanlarını belirleyen koşulların sağlık çalışanlarının kontrolü dışında olduğu durumlarda adaletsizlik yaratmaktadır (örneğin, bölgede aşı reddi oranlarının yüksek olması).
    • Toplumun sağlık hizmetine erişim hakkını sağlık çalışanlarının performansıyla ilişkilendirerek risk altına sokmaktadır.
  • Sözleşme Yenileme Sürecinin Belirsizliği: İki yıllık sözleşme dönemi boyunca aylık değerlendirmelerle performansın sürekli izleneceği belirtilmiştir. Bu durum, sağlık çalışanlarının sürekli bir belirsizlik içinde çalışmasına neden olmaktadır:
    • “Performans hedefini aylık mı yoksa dönem sonunda mı değerlendireceğiz?” gibi sorular, net yanıtlanmamıştır. Bu belirsizlik, sağlık çalışanlarının psikolojik ve mesleki tükenmişliğini artıracaktır.

2. Toplumun Sağlık Hakkının Zedelenmesi

Sağlık hizmetleri, toplumun tüm kesimlerine eşit ve eksiksiz sunulması gereken bir haktır. Ancak bu düzenleme:

  • Sağlık Hizmetlerinin %70’e İndirgenmesi: Sağlık hizmetlerinin “%70” gibi bir limitle ölçeklendirilmesi, bütüncül sağlık hizmeti sunumunu hiçe sayarak toplum sağlığını tehlikeye atmakta, uygulanacak performans yüzdesi ile her bireyin tam sağlık hizmetine erişim hakkını kısıtlamaktadır.
  • Hizmet Yetersizliklerinin Örtülmesi: Sağlık hizmeti sunumunda yaşanan sistemik sorunlar, performans sistemiyle çalışanlara yüklenmekte ve hedef şaşırılmaktadır. Bakanlık, %100’e ulaşamayan hizmet sunumlarını sağlık emekçilerini hedef göstererek örtmeye çalışmaktadır.

3. Hekimleri Cezalandırma

Performans sisteminin sonuçları sadece toplumu değil, sağlık çalışanlarını da doğrudan olumsuz etkilemektedir:

  • Maaş Kesintileri ve Çifte Cezalandırma: Performans puanlarının maaşlarla ilişkilendirilmesi, sağlık çalışanlarının ekonomik olarak cezalandırılmasına neden olacaktır. Bunun yanı sıra, yıl sonunda sözleşme yenilememe kararıyla çalışanların ikinci kez cezalandırılması, haksız bir uygulamadır.
  • Mesleki Özerkliğe Müdahale: Sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığı, bu tür performans dayatmalarıyla yok sayılmaktadır. Bu durum, sağlık çalışanlarının karar alma süreçlerine zarar verebilir.

4. Ek Perspektifler

Hekimlerin performans sistemine dair eleştirileri, sadece mevcut uygulamanın adaletsizliklerine değil, bu sistemin dayandığı temel yaklaşım sorunlarına da dikkat çekmektedir.

  • Performans Sistemi: Türkiye’de performans sistemi sağlık alanında uzun yıllardır uygulanmaktadır. Zaman zaman karşı çıkışlar olsa da özlük hakkı mücadelesinde bir denge tutturulduğunda gündemden düşmüştür. Yeniden gündeme geliş şekliyle sevk sisteminin düzenlenmesi, gereksiz antibiyotik kullanımının azaltılması gibi halk sağlığına katkı sağlayabilecek adımlar -ilk bakışta doğru hedeflere ulaşmayı amaçlıyormuş gibi görünse de- aslında sağlık harcamalarını azaltmayı hedeflemektedir. Bu tür uygulamalar, hekimlerin ve halkın gerçek ihtiyaçları göz ardı edilerek ve onlara danışılmadan, tepeden inme bir yaklaşımla dayatılmaktadır.
  • Birinci Basamağın Poliklinik Hizmetine Dönüştürülmesi: Bilindiği gibi, aile hekimliği sistemi, performans baskısı altında esas amacından uzaklaşarak, poliklinik hizmeti sunmaya zorlanmıştır. Bu durum, birinci basamağın önleyici ve bütüncül sağlık hizmeti sunma kapasitesini azaltmıştır.

Birinci basamağı poliklinik hizmetine dönüştüren, karar alma süreçlerini gölgede bırakan mevcut sistem, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini ve toplum sağlığını tehdit etmektedir. Sağlık harcamalarını azaltma amacıyla yapılan düzenlemeler, doğru hedefleri yanlış amaçlarla ele almakta ve bu durum hekimlerin meslek onurunu zedelemektedir. Performans sisteminin, hizmet sunanlara danışılmadan uygulanması ise sağlık çalışanlarının haklı tepkilerini artırmaktadır.


Bu memleket, bu meslek bu davet bizim! Bu daveti güçlü kılmak için, halk sağlığını merkeze alan politikalarla çalışanların üzerindeki baskı azaltılmalı, eğitim, çalışma koşulları ve iş güvenceleri iyileştirilerek motivasyon ve hizmet niteliği artırılmalıdır.

4 Ocak 2025
İZMİR ÇAĞDAŞ HEKİM